Kapalı, her şeye kapalı loş odalar. güneş küskünü pencerelerden gelmiyordur hüzmeler. ruha aydınlık veren bir ilhama kapalı göz, kulak... Derin sessizlikte birbiri içinde tüm duygular ve cedelleşir umut yeis ile... Baş, aşağılara eğilir, sanmayın ki izler yerdeki motifleri... Gömülür kasvetli iç alemine akıl, idrak... Görürdü eğer başını kaldırabilseydi, gölgesini hissettiren eli... Heyhat kaç ruh, ten kafesinde solup gitti tenhalarda...
Sonsuza uzanan koridorlarda, yankılanan bir sestir ruhum... Aşina olduğu kayıp hislere teşne, çölde su arayan eller kadar çaresiz... Kıvrılan görüntüsü bitmeyen cümlelerin sonuna konan virgüldür, mumun ardında bekleyen rüzgarda savrulur durur... Beklemek, ne kadar sancılıdır şimdilerde...
Bir aşağı bir yukarıdır hayat... Bir adım öncesi değildir aynı bir adım sonrasıyla... Zaman nehrinin biriktirdiği yaşanmışlıklar bir uçta, biz diğer uçtayızdır. İşte hayat bir tahtırevan gibidir... Çoğu zaman görmediğimiz şeyler alçaltır bizi, bazen de ağır basar yükseklerde soluklanırız... Değişmeyen ise ortadaki kaderdir, tahtırevanın tam ortasında...
Umut taşıyıcı kuşların kanatlarından arda kalan rüzgar, güneşsiz bir sabahta aralamış penceremi... Habersizdim her şeyden, derin bir hissizlik uykusundaydım... Nostaljik duygular paletinde renklenmiş hayatım, keyifli bir hüzne mihmandar şimdilerde... GÜL, sen ne hüzün-sevinç karışığı bir duygusun... ve sen her derde dermansın... iyi ki varsın...
Kulağını ver bak, çaldı işte son vapurun sirenleri... "haydi" diyor, "haydi, son sefer bu umuda"... kuşların telaşı sarmadan ruhunu, kanatlan yarına... Belki bir an bile geç olabilir, davran ve kaldır ruhunla, bedeninin tutup ellerinden... Haydi, başlıyor son nefes gibi bir serüven...
İki farklı ortamı birbirinden ayıran şeydir kapı. Ötesi ve berisi aynı olan ortamlarda kapıya da gerek yoktur zaten. Kolumuzdan tutan her kapı bizi bulunduğumuz durumdan farklı bir duruma sürükler... Kimi zaman güneşli bir güne açılır, kimi zaman yağmurlu bir gökyüzüne, kimi zaman yemyeşil bir bahçeye... Keşke, içime doğru açılan bir kapı bulsam ve çekip gitsem...
Hızlı adımlar, ağırlaşır yavaş yavaş, güneşin tazeliğini yitirdiği zaman aralığında... gelinen yolların haritasıdır çehrelerden okunan... nazarlar, adımların ters istikametindedir... nereye bakılsa hüzün görünür, umut ambalajında ve bir "ah" yükselir, bütün ömrü içine alacak kadar kapsamlı... bir "ah" yükselir ki, bin "ah"a bedeldir...